Yaşam

Aşırı korumacı anne-babaların çocukları obez olabilir!

Aşırı korumacı anne-babaların çocukları obez olabilir!

Aşırı korumacı anne-babaların çocukları obez olabilir. Aşırı korumacı anne-babaların çocukları üzerindeki bir olumsuz etkisi daha ortaya çıktı. Avustralya’da yapılan bilimsel araştırmaya göre, aşırı korumacı anne-babaların çocukları obez olma riskiyle karşı karşıya. Araştırmacılar, yaşları 10 ile 11 arasında değişen çocuklarda, annelerinin aşırı koruma göstermesinin aşırı kilolu veya obez olma olasılıklarında yüzde 13'lük bir artış ile ilişkilendirildiğini buldular. Eskiden çocuklar dışarı çıkıp özgürce oynardı... Aşırı korumacı anne ve babalar çocuklarını içeride oturtarak ve buzdolabının yanında tutarak kilo almalarına neden oluyor. Çocuklarımızı "güvende tutmak" için onları okula arabayla getirip götürüyoruz. Çocuklar kargo paketleri gibi teslim ediliyor. Çocukların çok azı okula gitmek için bacaklarını kullanıyor. Bu yoğun gözetim, sadece suç ve uyuşturucuya bulaşmış mahallelerde değil, ebeveynlerin özellikle seçtikleri alanlarda da çocuklarını güzel ve güvenli bir yerde yetiştirmek istedikleri durumlarda ortaya çıkıyor. Aşırı koruma yalnızca annelerde yoğunlaşırken çocuklarımız için korkan bir nesil haline geldik. Tutsaklık hareketsizliği doğurur. Çocuklarınızın dışarıya çıkmasından korkarsanız, o zaman obezite riski artar. Neden çocuğunuzun eğlenmesine ve kalori yakmasına izin vererek onları tehlikeye atmış oluyorsunuz? Ancak onları şişmanlama ve diyabet riskiyle içeride tutmak onları tehlikeye atmak değil mi? Çocuklarımızla alakalı takıntılı korkularımız olacaksa bile, en azından doğru olanı seçelim. Aksi halde, onlar evlerin içinde oturarak daha da yaşlanmaya ve kilolanmaya devam edecekler.

Yazar: mustafa - 31 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Oruç, manevi detokstur

Oruç, manevi detokstur

Oruç, manevi detokstur Ramazan ayı oruç tutma ve ibadet etmenin yanı sıra yalan söylememe, gıybet etmeme gibi kişinin nefis terbiyesini ve ruhsal arınmayı beraberinde getiriyor. İslam dünyası ve oruca bu açıdan bakan Müslümanlar için oruç bir arınma vesilesi yani bir nevi manevi detokstur Niyet ederseniz beyni programlarsınız  Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi isimli bir piramidi vardır. Bu piramidin en altında yeme içme vardır. Bir bebek de dünyaya geldiği zaman ilk yemek yemek ister. Yemek yiyemediğimizde su içemediğimizde ölürüz. Yaşamla bağdaşan bir şey değildir. Ama şöyle bir şey bir manevi güç, bir inanç var. Manevi güç olan Allah insana emrediyor ve insan sırf bu ruhaniyet için yaklaşık 16-17 saat aç ve susuz kalabiliyor. Normalde öğlen vakti karnı zil çalan, akşama doğru midesi kazınan, su içemeyen, yaz ortasında sürekli terleyen iş yapan, elinde su şişesiyle gezen insanlar Ramazan ayıyla beraber bu yeme içme faaliyetlerine son veriyorlar. Şimdi bunu nasıl başarmak mümkün? Psikolojik açıdan en önemli şey niyet etmek, İslam dinindeki ibadetlerde niyet etmenin çok önemli rolü var. Peygamber efendimizin de ‘Ameller niyetlere göredir’ diye bir hadisi var. Niyet çok önemli, niyet ettiğimiz zaman ‘Ben bu Ramazan ayında oruç tutacağım’ derken önceden beynimizi programlamış oluyoruz. Böylece beyin ona göre yeme içme saatlerini birkaç gün içerisinde revize...

Yazar: mustafa - 31 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
İlişkinize sihirli dokunuş yapacak 10 öneri

İlişkinize sihirli dokunuş yapacak 10 öneri

İlişkinize sihirli dokunuş yapacak 10 öneri Her şey biraz rutine binmişken, ilişkiyi canlı tutacak bazı küçük jestleri unutuveririz. Aslında her gün sürekli ufak jestler yaparak ilişkinizde olumlu bir değişim meydana getirebilirsiniz.   AKILLI TELEFONUNUZU KAPATIN Akşam yemeklerinde telefonunuzdan sürekli sosyal medya hesaplarınızı takip ediyorsanız, o zaman telefonunuzu kapatmanın vakti gelmiş demektir. Çok sık sosyal medya kullanımıyla ilişkideki mutluluk arasında ters orantı vardır. Bazı insanlar kızgın olduklarında, partnerlerine bir şey söylememek için telefonlarına sarılıp, ona mesaj gönderme yolunu tercih edebilirler. Bu, kişinin bir nevi partneriyle kendi arasında mesafe oluşturmak için tercih ettiği bir yöntemdir. Her ne kadar böylesi bir durumda partnerinize sevgi dolu ya da güzel içeriği olan bir mesaj yollamanın zararı olmasa da, bir şeye öfkelendiğinizde bunu direk olarak onunla konuşmanız daha faydalı olacaktır. YATAĞA AYNI ANDA GİRİN Partnerinizle hiç özgürce, rahat bir zaman geçiremediğinizi mi düşünüyorsunuz? Özellikle kadınların bu konuda çok hassas olduğunu belirtmeliyim. O zaman yatağa aynı anda girmek bir çözüm olabilir. Uyku zamanı bütün gün içinde belki de baş başa kalabildiğiniz tek zaman olabilir. Geceleri geç saatte uyuyan biri olsanız bile, partnerinizle yatağa aynı saatte girebilir ve o uykuya dalana kadar yanında durabilirsiniz. Yataktayken dokunun elbette ki, sarılın. Her ikiniz de mutlaka yeteri kadar uyumalısınız. Geceleri yeteri kadar...

Yazar: mustafa - 30 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Bebekleri fazla giydirmek onları sinirli yapabilir

Bebekleri fazla giydirmek onları sinirli yapabilir

Bebekleri fazla giydirmek onları sinirli yapabilir Yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte bebeklerin de bakım ve ihtiyaçlarında değişiklikler oluyor.  Her mevsimde farklı ihtiyaçları olmakla birlikte yaz aylarında dış ortamda geçirilen vakit daha fazla olduğu için alınacak önlemler ve yapılacak düzenlemeler ile bebeklerin daha sağlıklı ve konforlu bir yaz geçirmeleri  sağlanmış olacak.  Genellikle soğuk havalarda bebeklerin kolay hastalanacağını düşünen aileler, bebekleri ile dışarı çıkabilmek için adeta yazın gelmesini bekliyor ve bebekleri ile birlikte tatil planları yapıyor.  Bebeklerin sıcak yaz günlerinde sabah 10:00 ve öğleden sonra 15:00 arası, yani güneşin en tepede olduğu saatlerde açık havada gezmesi de uygun değil.   Sabah erken saatler bebekler için en uygun saatler olup sıcaktan etkilenmeden açık havada vakit geçirebilirler. Mümkünse dışarında olunan saatlerde ağaç altı, şemsiye veya gölgelik oluşturan alanlarda vakit geçirilmeli. Açık alanda gezerken mümkünse pamuklu kumaşla kaplı bebek arabaları üzerinde gölgelik olmalı. Bebeklere giydirilen geniş siperlikli şapkalarda sıcaktan ve güneşten korur. Kaliteli UVA ve UVB korumalı güneş gözlükleri kullanılabilir. Koruma özelliği olmayan plastik gözlükler tercih edilmemeli. Sentetik kumaşlar isiliğe neden olabilir Giysi seçerken de yüzde 100 pamuklu, açık renkli ve hafif giysiler tercih edilmeli. Sentetik, naylon ve polyester derideki nemi emmeyeceği için cilt sıcak ve nemli kalır. Sonrasında isilik dediğimiz sorunla karşı karşıya kalırız. Boyun...

Yazar: mustafa - 30 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Çocuk suçluluğu giderek artıyor

Çocuk suçluluğu giderek artıyor

Çocuk suçluluğu giderek artıyor ve günümüzde tüm dünyada, çocuk suçluluğu artık önemli bir sorun. Bu nedenle çocuklarda suç eğilimine dikkat edilmesi gerek.  Giderek artış gösteren bu duruma doğru müdahale edebilmek için, çocukların neden suça sürüklendiğini anlamak gerekiyor. Zihinsel yetersizlikler, düşük zeka düzeyi, suça karışma ihtimalini arttırır. Çünkü etki altında kalmayı kolaylaştırır. Bu çocuklar kötü niyetli kişiler tarafından kolaylıkla kandırılabilirler. Ayrıca, bu durum çocuğun okuldaki başarısını ve uyumunu etkiler. Çocuğun okula ilgisi azalır, okuldan kaçabilir. Böylece olumsuz ortamlarda bulunabilir. İHMAL EDİLEN ÇOCUKLAR Suça karışmış çocukların yaşamlarında, aileleri tarafından ihmal edilme, şiddete maruz kalma ve cinsel istismar oranının yüksek olduğu bilinmekte. Çocukken fiziksel şiddete maruz kalan bireyler, şiddet içeren suçlar işleyebilirler. Çocukluk travmaları, çocuğun adil ve güvenilir dünyaya olan inancını sarsar. Çocuğun adil olmayan bir dünyaya inanması da, çocuk suçluluğunu hazırlayan önemli bir etkendir. Suça yönelmiş çocuklarda davranış bozuklukları, alkol ve madde bağımlılığı ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi tanılarla sık karşılaşılmaktadır. Ayrıca anne ve babadaki ruhsal bozukluklar da, çocukta suça zemin hazırlamaktadır. GENİŞ AİLELER DE RİSK ARTIYOR Ailede çocuk sayısı arttıkça, ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılaması zorlaşır. Anne-babalar çocuklarını denetimde yetersiz kalabilirler. Gereksinimlerini aileleri tarafından karşılanmayan çocuklar, farklı baş etme yollarına yönelebilir ve suça sürüklenebilirler. Ayrıca suça itilmiş çocukların ailelerinin, genellikle düşük...

Yazar: mustafa - 28 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Ramazan’da kuru baklagil tüketin 

Ramazan’da kuru baklagil tüketin 

Ramazan'da kuru baklagil tüketin özellikle Ramazan'da çabuk acıkanlar, hazmı zor olduğu için kuru baklagiller tüketsin    Oruç tutarken kuru baklagil tüketmek hem sağlıklı beslenme hem de tok tutma açısından önemli.   ÇABUK ACIKANLAR BAKLAGİL TÜKETSİN  Gün boyu susuz kaldığımız için böbrek susuzluktan ciddi anlamda etkilenebilir. Yemeklerle birlikte ara zaman dilimlerinde iki ya da 2,5 litre su mutlaka tüketmemiz lazım. Aşırı sıcak saatlerde dışarı çıkmamalıyız. Acıkma problemi olan, hazmı uzun sürecek yiyecekleri tercih edebilirler. Kuru baklagiller hazmı zor olduğu için daha çabuk acıkan insanlar bu tür gıdalara ağırlık verebilir. Kronik hastalığı olanların bu dönemde daha dikkatli olması lazım. Şeker hastalarına ve böbrek hastalarına oruç tutmalarını önermiyoruz. Çünkü vücutlarının tolere etmesi mümkün değil.  İFTAR VE SAHURA ÖZEN ŞART Ramazan ayında sahurun mutlaka yapılması gerektiğini artık söylemeye gerek yok.   İftarda da başlangıçta hafif gıdalar tercih edilmesi gerek. Bir anda çok yemek yemek, mideye aşırı yüklenme çok uygun değil. Aksi takdirde mide sindirim sitemiyle ilgili problemler, diğer sağlık problemleri ortaya çıkmasına neden olacaktır. Yine hızlı bir şekilde yememizin de çok uygun olmadığını söyleyebiliriz. Aşırı ağır yemekler, aşırı yağlı, tuzlu yiyecekleri birazcık kısmamız lazım. Kan şekerini hızlı yükseltecek yiyecekler yerine kan şekerini biraz daha yavaş yükselten, hazmı biraz daha zaman alıcı yiyecekler tercih etmeliyiz.  BU GIDALARA...

Yazar: mustafa - 28 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Ramazan ayında iftar ve sahurda su önemli

Ramazan ayında iftar ve sahurda su önemli

Ramazan ayında iftar ve sahurda su önemli. Ramazan ayının sıcak yaz günlerine denk gelmesi ve sahur ile iftar arasındaki sürenin 17 saati aşması, oruç tutanlar için suyun önemini bir kat daha artırıyor. Kahve, çay ve meşrubatların suyun yerini tutmadığı gibi, tam aksine vücuttaki suyu azalttığı unutulmamalı. Bu yıl yaz günlerine denk gelen Ramazan ayında, oruç tutma süresi birçok ilde 17 saati aşıyor. Sıcak havalarda vücudun suya daha fazla ihtiyaç duyması ve ter yoluyla kaybedilen sıvı miktarı da göz önünde bulundurulunca, iftarla sahur arasında bol su tüketmek ve vücudu yormayan, hafif, sağlıklı gıdalara yönelmek hayati önem taşıyor. Ramazan ayında alınan sıvıların yüksek şeker, gaz ve kafein içermemesi gerek. Çay, kahve meşrubat gibi içeceklerin suyun yerini tutmadığını, tam aksine idrarda artış yaparak, vücuda su kaybettirdiklerini unutmamak gerek.  Vücudun elektrolit dengesini sağlayabilmesi için, suya ek olarak kafein içermeyen bitki çayları, ayran, kefir, maden suyu, şekersiz veya az şekerli hoşaf ya da komposto tercih edilebilir. YEMEKTE BOL BOL SU İÇİN İftara suyla başlayıp sahuru suyla kapatmak önemli. İftarınızı mutlaka, 300 - 400 ml’lik büyük bir bardak suyla açın. İftariyelikler ve hafif bir çorba eşliğinde bir bardak su daha için. Biraz ara verdikten sonra ana yemeğe geçin. Yemekte su içilmez söylemine kesinlikle inanmayın ve bu süreçte...

Yazar: mustafa - 26 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Boşanmalarda çocuklara dikkat

Boşanmalarda çocuklara dikkat

  Boşanmalarda çocuklara dikkat -  Çocuğun duygusal gelişimini en çok etkileyen toplumsal birim olan ailede meydana gelen boşanmadan en çok çocuklar etkileniyor. Ailede ki ayrılıklarda çocuklar çok etkilenmekte. Bu sebeple aileler bu dönemde çocukları ile kurdukları ilişkide daha özenli olmalıdır. Çiftin çocuklarıyla ilgili dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Bunların ilki çocuğa dürüst bir açıklama yapmak. Anne-babalar boşanma ile ilgili kesin bir karar verdiklerinde, çocuğa boşanma ile ilgili basit bir açıklama yapmalıdır. EVLİLİK BİTSE DE ANNE BABALIK BİTMİYoR  Bu konuşma sırasında çocuğu hiçbir şekilde kandırmamaya, gereksiz detaylardan bahsetmemeye dikkat edilmelidir. Boşanma ile ilgili konuşmayı, eğer mümkünse anne baba beraber yapmalıdır. Fakat anne ve babanın ayrı ayrı konuşması gerekiyorsa, benzer şekilde konuşmaları önemlidir. Anne babalar sadece eş ilişkisinin bittiğini ama anne babalık rollerinin değişmediğini ve boşanmanın onun suçu olmadığını çocuğa açıklamalıdır. DEĞİŞİMLERİ MÜMKÜN OLDUĞUNCA AZA İNDİRMELİ  Çocuklar boşanmayı öğrendiklerinde hayatlarında nelerin değişeceğini merak ederler. Gelecek yaşamları ile ilgili belirsizlik, çocuğun kaygılanmasına sebep olabilir. Bu sebeple anne babalar çocuğa boşanma ile yaşamında nelerin değişeceğini açıklamalıdır. Ancak bu dönemde; çocuğun yaşamındaki değişimleri mümkün olduğunca aza indirmek, mümkünse okulunu, günlük aktivitelerini değiştirmemek faydalı olacaktır. Bir diğer husus da çocuğun duygularını ve düşüncelerini dinlemeye hazır olmaktır. Anne babalar bu durumun çocuklar için zor olduğunu, çocuğun üzüntü, öfke,...

Yazar: mustafa - 16 Mayıs 2017
Devamını Oku
0
Farkına Vardığımızda

Farkına Vardığımızda

Obesite, obezite Alıştığımız,farkında olmadığımız şeyler vardır.Bunlardan biri de, hayat tarzımız,yaşam biçimimizdir. Her gün aynı şeyleri yaparız,aynı yere otururuz, aynı saatte uyanırız,aynı şeyleri yer; aynı şeyleri içeriz. Ve bu rutin yaptıklarımızın pek farkında da olmayız. Eğer bir gün sorgularsak,"yaaa gerçekten mi, böyle mi yapıyorum" diye hayrete düşeriz. Mesela, çevremizde ,akşam  eve gelip,televizyon karşısına geçip,yatana kadar bir şeyler atıştırmayan var mı acaba  ? Tembel tembel oturup,hiç yerimizden kalkmadan herşeyin yapılmasını isteyen az mı acaba ? Yemeklere mis gibi tereyağı koyup,bir kaç kap yemek yemeyen kaç kişi vardır ? Şeker,çikolata,reçel,bal gibi,tatlı yiyecekleri hapır hapır götürmeyen kaç kişi vardır ? Emin olunuz,sorun bu kişilere bunun hiç de anormal olmadığını söyleyeceklerdir. Şimdi,kendi kendimizi sorgulayalım lütfen ; ailede kalp damar hastalığı var mı ? Ailemizde diyabet,şeker hastalığı var mı ? Ailede kanser hastalığı var mı ? Evet ,bu soruların cevabına göre,yaşam biçimimizi sorgulayalım. Önce ; hareketsiz miyiz ? Hareketsiz, egzersiz yapmayan,uyuşuk kişilerin kanser hastalığına daha çok yakalandıkları bir gerçektir. Egzersiz yapmak, spor yapmak,insanı bir çok hastalıktan olduğu gibi, kanserden de korur. Lütfen yolda yürüyenlere dikkat edin ! Eğer sürekli bir şey yiyen biri görürseniz bilin ki onun obezite sorunu vardır. Obezite sorunu olanların,kalp damar hastalıklarına daha çok yakalandıkları, daha çok şeker hastası oldukları artık bilinen bir...

Yazar: mustafa - 5 Mart 2017
Devamını Oku
0
Bu gün güzel bir gün olsun

Bu gün güzel bir gün olsun

Kişisel gelişim kitapları hep aynı şeyi söylüyor :Pozitif düşünceyi öğrenin. Hayatınızın kalitesi düşüncenizin kalitesine bağlıdır. Nasıl düşünüyorsanız,öyle yaşarsınız. İnsanı iyi veya kötü,mutlu ya da mutsuz,zengin veya yoksul kılan hep zihnidir. Hiç bir büyük iş hevessiz başarılamamıştır. "Düşünmek en zor iştir ;pek az kişinin bu işe girişmesinin nedeni herhalde  bu olsa gerek demek" ,demiş bir düşünür. Alcott adlı bir düşünür : İnsanı insan yapan düşünceleridir demiştir. George Bernard Shaw :  "Pek az insan yılda iki veya üç defadan fazla düşünür. Ben haftada bir iki defa düşündüğüm için uluslararası bir ün yaptım" demiştir. Gerçekten şartlar ne olursa olsun,pozitif düşünmeyi başarabilmek, kişisel olgunluğun aslı esasıdır.Bunu başarabilmek mümkün mü, bu kişinin kendisine sorması gereken bir sorudur.Eğer cevabı "evet" ise, hayatta başarı çok yakında demektir. Düşünceleriniz olumlu olsun Konuşmalarınız olumlu olur. Konuşmalarınız olumlu olsun Davranışlarınız olumlu olur. Davranışlarınız olumlu olsun Değerleriniz olumlu olur Değerleriniz olumlu olsun Bu kaderiniz olur. O halde,olayları,pozitif olarak değerlendirip,pozitif olarak görebilmek yeteneği,kişinin mutluluğunu,yaşamını kaderini yakından etkileyebilir demektir. Sabah uyandınız,işe gideceksiniz. Günaydınları daha içten söyleyebilir misiniz ? Çayınızı yudumlarken o lezzeti biraz abartmaya ne dersiniz. Sofrayı kurana,sizinle paylaşana bu gün daha çok teşekkür edin lütfen. Her karşılaştığınız insana,daha güzel bakın.Elinizden geldiğince kusurlarını görmemeye çalışın. İyi taraflarını gördüğünüzde de övgüyü ve teşekkürü ihmal...

Yazar: mustafa - 4 Mart 2017
Devamını Oku
0